Malatya Arapgir’in ekonomik özellikleri

Malatyanın Arapgir ilçesinde bir adet banka şubesi (Ziraat Bankası) bulunmaktadır. Ticaretle uğraşanların bir kısmı göç ettiğinden, çiftçi ve esnaf azaldığından kredi kullanma oranı ve ekonomik canlılık düşüktür.

Arapgir ekonomisinde tarım ürünleri yetiştiriciliğinin (hububat ve bağcılık) önemi büyük olup, hayvancılık da diğer önemli geçim kaynağını oluşturmaktadır. İlçenin güney kesimlerinde genel olarak hububat üretimi, kuzey bölümünde bağcılık ve meyvecilik hakimdir. Hayvancılık ise, ilçenin genelinde sürdürülmektedir. Doğal yapısı ve florası itibariyle aynı zamanda arıcılık açısından da bir potansiyel oluşturmaktadır. Tarım ve hayvancılık ürünlerinin değerlendirilmesinde geleneksel yöntemler kullanılmakta iken son yıllarda daha teknolojik yöntemler kullanılmaya başlanmıştır. İlçemizde şarap fabrikasının kurulması ile üzümlerin bir kısmının burada değerlendirilmesi, hayvan ırkı ıslahında suni tohumlama uygulamalarına geçilmesi, hububat ekiminde sertifikalı tohumluk kullanımının yaygınlaşması, bilinçli gübreleme ve zirai mücadelenin daha bilinçli yapılması buna örnek olarak gösterilebilir.

İlçenin tarımsal arazi potansiyeli yaklaşık olarak 264.000 dekar civarında olup, çiftçi kayıt sistemine kayıtlı arazi miktarı 83.500 dekar civarındadır. Tarımsal üretim büyük ölçüde Taşdelen Bucağına bağlı köylerde yapılmaktadır. Tarımsal üretim çok büyük oranda kuru tarım olarak yapılmakta olup, sulu tarım yapılan alanlar yaklaşık olarak 50.000 dekardır.

İlçe büyük çaplı bir sanayi tesisine sahip olmayıp, 1991 yılında hizmete açılan küçük bir sanayi sitesi bulunmakta olup, buradaki esnafın önemli bir kısmını demirci ve marangoz oluşturmaktadır. Ayrıca 2007 Ekim ayında Yazılı Köyünde bir şarap tesisi faaliyete geçmiştir.
kaynak:arapgir.gov.tr

Arapgir’in tarihi güzellikleri

TARİHİ ESERLER
Malatya‘nın Arapgir ilçesi özellikle Akkoyunlular, Selçuklu ve Osmanlı dönemi eserleri bakımından zengindir. Osmanpaşa Mahallesi(Eskişehir) bu bakımdan önem arz etmektedir. Osmanpaşa Mahallesi kuzey ve kuzeybatı istikametindeki yerleşim yeri harabeleri, buranın eski yerleşim yeri olduğuna dair ipuçları vermektedir. 1694 yılında yaptırılan Cafer Paşa Camii, 1823 yılında yaptırılan Gümrükçü Osman Paşa Camii halen hizmet vermektedir. Ayrıca Yeni Cami, Ulu Cami, Kütüphane, Arapgir Kalesi kalıntıları bulunmaktadır.İlçe merkezinde ise Mir Liva Ahmet Paşa tarafından 1751-1752’de yaptırıldığı sanılan Çarşı Camii(Mir Liva Ahmet Paşa Camii), 1889’da bir kilisenin vakfı olarak inşa edilen Millet Hanı ve Çobanlı Camii (1892), Çarşı Hamamını sayabiliriz. Ayrıca Kozluk çayı üzerinde Meydan Köprüsü ve Kozluk Köprüsü adlarıyla iki tarihi köprü yer almaktadır. Meydan Köprüsünün Osmanlı padişahı 4.Murat (1623-1640) tarafından yaptırıldığı rivayet edilmektedir.

Ulu Camii
Eski Arapgir’de (Eskişehir) kuzeydeki yamacın yüksek bir konumunda inşa edilmiştir.Caminin yapıldığını gösterir kitabe mevcut değildir. Anadolu Selçukluları eserlerine benzerlik gösterir yanları bulunmaktadır.

Hankâh
Ulu Cami yanında birlikte yapılmış tekkedir. Moloz taşlarla inşa edilmiş beşik tonozlu kubbeli bir yapıdır. Basit şekildeki yapı şu an yıkık Ulu Cami ile aynı kaderi paylaşmaktadır.

Cafer Paşa (Şeyh Hasan) Camii

Eski Arapgir’de Akkoyunlu eserlerindendir. Taç kapı üzerindeki kitabe yerinden sökülmüş bulunduğundan yapılış tarihi kesin bilinmemektedir. Minarenin kapısı üzerindeki tarih 1694’ü gösterir ise de bu caminin yapılış tarihi değil, Cafer Paşa tarafından onarımını gösteren tarihtir. Cami 15.yy. başlarında inşa edildiği sanılmaktadır.

Yeni Camii
Eski Arapgir’de Akkoyunlu devri yapılarından olup, cami kitabesi ve eser hakkında bilgi yoktur. 15.yy.’ın ilk yarısında yapıldığı tahmin edilir. Harap haldeki caminin minaresi yerinden sökülerek Arapgir merkezdeki Çarşı Camisi’ne getirilerek buraya inşa edildiği halk arasında söylenmektedir.

Molla Eyyüb Camii
Osmanlı dönemi yapılarından olduğu sanılmaktadır. Ispanakçı Mustafa Paşa Kütüphanesi diye anılan yapı, camiye çevrilerek Molla Eyyüb Cami’si ismiyle ibadet amaçlı kullanılmıştır.

Çarşı Camii
Arapgir merkezinde bulunan Osmanlı dönemine ait bir yapıdır. Mirliva Ahmet Paşa Camii ismiyle de bilinir. Ahmet Paşa, Arapgir Sancak Beyi Cafer Paşa’nın oğludur. Babasının yerine Arapgir Sancak Beyliği’ne geçmiştir. 18.yy.’in ikinci yarısında sancak beyliği yaptığı tahmin edilir.

Gümrükçü Osman Paşa Camii
Eskişehir’deki (Eski Arapgir) cami ve mahalleye adını veren Osman Paşa Arapgirlidir. İstanbul’a giderek sarayda kapıcıbaşı ve kasapbaşı görevlerinde bulunmuş. Arpa emini, mutbah (mutfak)emini 1811’de de gümrükçü olur. Tophane Nazırlığı, Mühimmat Nazırlığına getirilir. 1820’de Kars Muhafızı akabinde Bozok ,(Yozgat) Kayseri Mutasarrıfı (İdarecisi) görevlerinde bulunur. Kars ve Karahisar idareceliğinden sonra 1828′ de vezirlik payesi ile Boğaz Muhafızlığı görevine atanır. Osman Paşa Mahallesi’ndeki cami, hicri 1239(1823)’da yapılmıştır.

Gümrükçü Osman Paşa Camii
Arapgir merkezinde, Yukarı Yenice Mahallesi’nde, Alay Beyzade’ye ait arazi üzerine, mezarlığa bitişik bir alanda inşa edilmiştir. Caminin doğu duvarında hicri 1299′u (1883) gösterir inşa tarihi bulunmaktadır.

Çobanlı Camii
Arapgir’de kendi ismiyle anılan mahallede bulunmaktadır. Hicri 1308′de (1892) Çobanlılar’dan Şakir Paşa tarafından inşa edilmiştir.

Güğümcübaşı Hüseyin Ağa Camii
Arapgir merkezden beş kilometre uzaklıkta Amberge’de (Kayakesen) hicri 1308 (1892) tarihinde iki katlı, dikdörtgen planlı olarak inşa edilmiştir. Cami, Osmanlı Sarayı’nda güğümbaşı ünvanı ile Enderun’un hazine koğuşunda padişahın özel hizmetinde bulunmuş Hüseyin Ağa tarafından yapılmıştır. Aynı mahalde, caminin iki yüz metre doğusunda kendi ismini taşıyan çeşmede mevcuttur.

Çarşı Hamamı
Çarşı Camii yanında bulunmaktadır. Kitabesine göre 1169 (1755) yılında yapılmıştır. Doğu-batı doğrultusunda, dikdörtgen bir plana sahiptir. Hamam şimdi kullanılamaz haldedir.

Gümrükçü Osman Paşa Hamamı
Osman Paşa Camiinin iki yüz metre batısında bulunan hamam, küçük ölçüde bir yapıdır. Tamamen ağaçlar arasında kalmıştır. Osman Paşa tarafından camiden sonra vakıf olarak yaptırılmıştır.

Hacı Şerif Ağa Hamamı
Hacı Şerif Ağa Mahallesinde bulunan hamam, Şerif Ağa tarafından yapılmışsa da üzerindeki kitabe söküldüğünden kesin tarihi bilinmemektedir. Yanındaki cami ve çeşme kitabelerine dayanarak hicri 1247-1249 (1831-1833) tarihleri arasında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Almasik Hamamı
Arapgir Berenge Mahallesi’nde Küçük Çarşı Köprüsü’nün on metre doğusunda Berenge deresi kıyısında güney duvarları bulunan yapı, Almasikoğullarından Atam tarafından inşa ettirilmiştir. Kitabesi yerinden söküldüğünden, yapılış tarihi hakkında sarih bilgi mevcut değilse de yüz on yıl önce yaptırıldığı sanılmaktadır.

Çeşmeler
Arapgir’de yapılan çeşmeler, mimari olarak genelde kemerli, bir nişli olup, kesme taşlarla cami civarında inşa edilmiştir. Şerif Ağa Camisi’nin doğusunda Şerif Ağa Çeşmesi, Çobanlı Camisi’nin kuzeydoğusunda Çobanlı Çeşmesi, Gümrükçü Osman Paşa Camii Taç Kapısı’nın batısında Osman Paşa’nın validesi Ümmü Gülsüm Çeşmesi, Osman Paşa Camisi’nin yüz metre batı kısmında Ali Velikzade Çeşmesi örnek olarak gösterilebilir. Eski Arapgir ve şimdiki merkezde yapılmış çeşmelerin kitabeleri bulunmaktadır.

Köprüler
Eski Arapgir ve şimdiki merkezde çay ve dereler üzerinde yerleşme bölgelerine geçiş imkanı sağlayan ve halen kullanılır vaziyette bulunan bir çok köprüler inşa edilmiştir. Köprülerin hemen hepsi kesme taştan sivri kemerli ve tek gözlü olarak yapılmıştır. Arapgir’in dört kilometre kuzeyinde Kozluk Çayı üzerinde Meydan Köprüsü adıyla maruf, iki kemer gözlü büyük bir köprü bulunmaktadır. Köprünün, Osmanlı Padişahları’ndan 4. Murat (1623-1640) tarafından yaptırıldığı rivayeti yaygındır. 4. Murat’ın 1635-1638 tarihlerindeki Safeviler üzerine yaptığı seferleri esnasında yaptırmış olma ihtimali üzerinde durulabilir. Meydan Köprüsü’nün kemerleri aynı doğrultuda bulunmaktadır. Köprü, kullanılır durumda, yöre halkının ihtiyacına cevap vermektedir. Kozluk Çayı üzerindeki bir diğer köprü de Kozluk Köprüsü’dür. Bu köprünün sadece bir kemer gözlü kesme taştan yapılmış kısmı halâ ayaktadır. Köprünün buna bağlı uzanan bölümü demir malzemelerle yıkılan gözler yerine inşa edildiği görülmektedir.

Millet Hanı
Arapgir merkez Köseoğlu Mahallesi’nde,Çarşı Camii’nin güney batısındadır. Han, hicri 1305′te (1889) kilisenin vakfı olarak inşa edilmiştir.

Arapgir Kalesi
Arapgir’in eski yerleşim merkezinde (Eskişehir) bulunan kale kalıntısının varlığı,geçmişte kurulmuş ve yaşamış uygarlığın hâlâ izlerini taşımaktadır. Kale, neredeyse tamamen ortadan kalkmış bir harabe halindedir. Taş duvar yıkıkları ve çevreye dağılmış yerlerdeki taşlar, kalenin kurulu alanını göstermektedir.

Mağara
Arapgir’in eski yerleşim merkezinde (Eskişehir) bulunan kale kalıntısının varlığı,geçmişte kurulmuş ve yaşamış uygarlığın hâlâ izlerini taşımaktadır. Kale, neredeyse tamamen ortadan kalkmış bir harabe halindedir. Taş duvar yıkıkları ve çevreye dağılmış yerlerdeki taşlar, kalenin kurulu alanını göstermektedir.
kaynak:arapgir.gov.tr

Arapgir’in tarihi ve coğrafi konumu

Arapgir’in en eski ismi “Daskuza” olarak bilinmekte olup, civarındaki yerleşim birimlerinin en eskilerinden biridir. Şehrin M.Ö. 1200 yıllarında kurulduğu ve ilk yerlilerinin Muşkiler olduğu sanılmaktadır. Arapgir, kronolojik olarak Hititler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, İslam Uygarlıkları, Anadolu Selçukluları, Anadolu Beylikleri ve Osmanlı dönemini idrak etmiş ve bu kültürlerin etkisi altında kalmıştır.

Arapgir’in müslümanların eline geçmesi  M.S. 717’de Emevi Komutanı Davut Bin Süleyman sayesinde olur. Daha sonra Danişmentliler’in eline geçen Arapgir 1178’de Selçuklu Devleti’ne bağlı bir sancak haline getirilir. Selçuklular’ın Kösedağ Savaşı’nda Moğollara yenilmesi üzerine Arapgir, Moğollar’ın egemenliğine girer. Anadolu Beylikleri döneminde Karakoyunlular’ın ve Akkoyunlular’ın eline geçen Arapgir, 1514 Çaldıran Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti’nin egemenliğine girer ve Sivas Eyaleti’nin yedi sancağından biri olur. 1834 yılında Diyarbakır’a, 1874 yılında ise Elazığ’a bağlanan Arapgir, 1927 tarihinde Malatya İline bağlı bir ilçe yapılır.

Arapgir, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nde yer almaktadır. İlçenin kuzeyinde Kemaliye ve Divriği; güneyinde Arguvan ve  Keban; doğusunda Ağın ve Keban; batısında ise  Arguvan ilçeleri olup 956 km²  yüzölçümüne sahiptir.   Arapgirde tipik karasal  iklim egemendir.  Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve kar yağışlıdır. Ancak,  Keban Baraj Gölü’nün etkisiyle son yıllarda iklimde bir yumuşama göze çarpmaktadır. Özellikle ilçenin güney kesiminde yer alan Deregezen Ovası ve çevresinde kar yağışı oldukça azdır. Karasal iklimin bir sonucu olarak bitki örtüsü büyük ölçüde bozkırdır. 95.600 hektarlık alanın sadece 4.097 hektarı orman arazisidir. Var olan ormanların önemli bir kısmını meşelikler oluşturmaktadır. Arapgir, dağlık ve engebeli bir yapıya sahiptir. İlçe merkezinde rakım 1170  metredir. En yüksek yer 2020 metre yüksekliğiyle Göldağı’dır. Diğer yüksek bölgeler; İncesu ve Sarıçiçek Yaylalarıdır. İlçenin güneyindeki Deregezen ve civarı ova görünümündedir.

İlçede çok sayıda akarsu vardır. Bunların belli başlıları: Kozluk Çayı, Söğütlü Çay, Berenge Çayı, Çit ve Çiğnir Çayı’dır.
kaynak:arapgir.gov.tr

Takip Et: İçerik | Yorum

Copyright © Malatya Park 2012 | Malatya Park | fodul